Kablosuz Kulaklıklar? Nedir? Ne Değildir?

dsc00406Merhaba. bu gün Sony nin bir ürününü incelerken aynı zamanda yine Sony ile başlayıp son zamanlarda hortlayan bir modayı da tartışacağız.

Kablosuz kulaklık basitçe bir kaynaktan aldığımız sesi kablo olmadan bir mesafeye taşıyarak kulağa vermektir.

Bunun günümüzde moda hali 2 türlüdür.

Birincisi rf denilen radyo dalgaları için üretilmiş bir osilatöre analog sesin kaydedilmesi usulü ie başarılması yani analog yöntem; 2. si ise ses çipinden çıkan verinin cpu tarafından BT teknolojisi ile veri halinde gönderilmesi, sonrasında da yine bu datanın okunması sayesinde elde edilen sesin yükseltilmesidir.

2 yöntemin de 2 ve kötü yönü var.

Ben yeni teknolojiden bahsedeyim.

BT yani bluetooth(mavi diş) teknoljisi 2.4 ve 5 GHz bantlarında çalışır. bu frekanslarda bir sürü kanallarda yayın yapılır. bu noktası rf sinyaline benzer. ancak RF´de dijital veri sadece Plot sinyali adı vefrilen stereo ve varsa rds gibi özellikleri taşıyan yan bir sinyal olarak gelen frekans üzerinden çözümlenir. Bt teknolojisine bkarsak aslında ses kalitesi ve mesafe bakımından kullanmak kelimenin tam anlamı ile işkencedir. çünkü Bt ile taşınacak sesin bitrate oranı çok düşüktür. (64 kbps) Bu da anca tek kanallı bir ses taşırsak düzgün bir ses oluşturması demektir. yani karşılıklı konuşma türü… İşin içine stereo bol enstrümanlı bir müzik koyarsanız kalite adına çok şey beklemeyin derim. ha PC dijital veri kaynaklı ses zaten çok yüksek kalitede olmaz diye düşünürsek yanılıyoruz. Bir Rf ve bir BT kulaklıığı kullandığınızda tamamen aynı sürücüler kullanınca fark bariz belli olur. Ee neden bunu kullanıyoruz? Basit. 1 firmalar bunu dayatıyor. 2 BT teknolojisi sadece ses taşımaz, isterseniz ileri geri sarma fonksiyonu vs ekleyebilirisiniz. Oysa RF taşıyıcı en baba ton kontrol sağlar. direkt kontrolcü sesi oluşturmuyorsa ses bilgisi bile veremez.

dsc00418Yanda gördüğünüz ürün bir BT ses çipi ve yanında 2×10 wrms gücünde bir amfi. Bakın minicik 😀 bir de ilk resimdekine bakın. TAKOZ:D

Peki neden böyle? basit. RF´ de bir alıcı ve verici şart. Oysa BT teknolojisinde zaten ses kaynağında bunu olması şart.Ha RFgibi eklemeli olanları var. Ama çok görmedim ben. aslınd evet yeni teknoloji yeni tasarımlar olayı çok küçültüyor. Ancak kaliteli bir ses almak için de takoz gibi hoparlörlere ihtiyaç var.

Ayrıca BT teknolojisindeki mesafe çok kısadır. benim bildiğim 2. sınıf BT teknolojisi 10 metreyi aşamaz. ki onun da SONY telefonlarda gördüm ben. LG ler biraz iyi gibi ama diğer markalarda BT alıcılarda çok kalite göremedim. Yeni versiyon BT teknolojisi kullanmadığım için başkasının ağzı ile söylemek zorundayım. Daha kısa mesafe olduğu söyleniyor. RF teknolojisi burda muazzam bir fark yaratır. MDR-RF810R tam 100 metreye kadar açık alan gücüne sahiptir. Baktınız bir sebeple kalite düşüyor; bir anahtarla kanal değiştirebilir, ya da db oranını kısabilirsiniz. Ses kalitesi düşmeden mesafe artar. oysa BT de mesafe yanında 2.4 ghz olması nedeni ile bir de wifi ya da bazı ürünlerle sinyal karışması-jamming- yaşamak işten bile değildir. Sonra aman WiFi ile karışmasın diye şu kanala alıyım, aman kablosuz maus ile karışmasın şuna alıyım, aman kablosuz klavye derken illallah çekersiniz. RF ise yakınınızda çokça RF kullanan ürün olmayacağı için hem sinyal karışmaz hem karışsa da BT gibi ses gidip durmaz. çünkü BT dijital çalışır tamamen ve sinyal karıştı mı küt gider ses.

Gelelim RF´nin iyi ve kötü yönlerine. RF nin stabilte ve kalitede BT´yi hep ezeceğini bilmeniz gerekir. Çünkü kullandığınız modüllerde bir filtreleme yapılmamışsa 38 khz lere varan sinyal alabilmeniz olasıdır. Ha dijital seste farkına varmasanız da kaset ya da plakta bunun inanılmaz farkını görebilirsiniz. Ancak RF sinyali PLOT sinyali haricinde tamamen analogdur. bu nedenle bu yöntemle taşıdığımız sesde eğer kulaklık üzerinde yoksa ses yüksekliğini bile sinyal kaynağı üzerinden ayarlamak zprundasınız. Yani müziği açtınız bitene kadar kurcalamayacaksanız RF çok güzeldir. yok ben 100 metreden yürürüm her müzik sonrası değişirim demiyorsanız BT burda gerekli kalıyor.

RF ve Bt arasındaki frkı az çok öğrendiğimize göre biraz da SONY´mize bakalım.

Bu arkadaş 2010 yılında çıkmış uygun fiyatlı oldukça güzel bir ürün idi. Bana da kutusuzve klavuzsuz geldi. 10 cm boyundaki sürücüleri ile

dsc00421

MDR_RF810R´nin teknik özellikleri şöyle:

863.52-864.52 mhz

1.2 volt x2 AA kalem pil kulaklık için 12 volt 2 amper adaptör istasyonu için.

270 gr ağırlık

100 metreye varan çekim oranı.

İstasyon üzerinden ayarlanabilen kanal ve db, sürücülerde ayarlanan volume ve kanal ayarları.

dsc00414

Cihazda 2 adet NİMH pil bulunmaktadır. Gariptir ki piller kendi aralarında

ya da konum itibrai ile seri bağlı değil. Paralel takıyoruz. Anladığım kadarı ile kulaklık içinde bir düzenekle kullanılırken seri, şarj esnasında paralel oluyorlar.

 

Bu çok da önemli değil. Ancak pillerin bu boyut seçilmesi kullanım miktarını düşürse de ağırlıktn kurtarmayı sağlıyor. Çünkü AA kılıf piller 2 kattan fazla ağırlar. Bir de onları bu kılıfa sokamazdı.

 

 

dsc00417Cihazın standı. Bağlı kablodaki etiketten Fransız yapımı olduğunu anlıyoruz. Ancak SONY bu fabrikayı 2008´de kapatmıştı. İstasyonda güzel özellikler mevcut. yeşil led aktif olduğunu göstermekte. Bana gelen modelinde istasyonun anteni yoktu. Sanırım özgür ruhlu bir antenmiş. boş bulunduğum bir gün elimdeki WiFi antenini takarım.

Isınma vs. sorunları yok gibi.

 

 

 

dsc00409

İstasyonun bağlantı noktaları. Açık konuşayım bu kadar basit ve zor bir tasarım olur mu bilmem.

Şarj girişi bana fazla oynak geldi. Anten giderken ne götürdü diye düşünmüyor değilim… Sarı renkli şarj girişinin solundaki anahtar kanal ayarı için. Hem istasyon hem kulaklıktaki kanal aynı olmazsa ses ya hiç gelmiyor ya da cazır cuzur geliyor.  Sağda bulunan anahtar da db ayarı. uzak mesafelerde bu anahtar ile db kısınca çekim mesafesi inanılmaz artıyor. Keşke kulaklık üzerinde olaydı. Kablonun teki sinyal girişi, 2. ise kulaklığın içindeki pilleri sökmeden şarj etmek içindsc00413. Esasında orayı zırt pırt açıp kapamak kapağa hasar verebilir. Ayrıca piller için şarj standı yapılma gereği de böylece ortadan kalkıyor.

Piller biraz değişik bir yöntemle ileri sürülerek çıkıyor. Tırnakla bile çıksa da yandan kalem vs sokmak için bir çıkıntı var. İttirince piller kendini atıyor. Pil yuvası sol sürücüde bulunmaktadır. Sağ sürücüde ise alıcı ve amfi sanırım.

 

 

dsc00411

 

 

Sol sürücüde standdan çıkan kablo ile pilleri sökmeden şarj edebilmemiz için bir şarj girişi, bir adet on-off anahtar ve açıkken yanan kırmızı bildirim ışığı var ki açık unutmamızı engellemek için güzel düşünülmüş.

 

dsc00412

Sağ sürücüde ise volume ve kanal ayarı var. Aman dikkat bu ayara.

Çünkü stand ile kulaklık farklı kanalda iken sadece yakın frekans olduğu için yankı duyarsınız. Aşırı noise olur. Bazen ses ayarı kurcalayınca ses gelir gibi olur.

dsc00407

270 gramlık bu koca kütüğü besleyecek ne olur diyorsak cevabı bu minicik trafo. 12 volt 0.2 amper gücündeki bu trafo oldukça ufak. SMPS yani 50 hz yi bir bobinle düşürmektense onu doğrultup başka bir frekansa çevirerek daha az yer kaplaması esasına dayanan bu tip trafolar normalde bu tür devrelerde hiç tercih edilmez. koşarak uzak durulması gereken bu trafolar bana geçmişte büyük sorunlar yaşatmıştı. yüksek olsun düşük olsun frekans işi ile uğraşan kişiler bu trafoları gördü mü fenalık geçirirdi. Ama bir farkla. İşin içine SONY girince napar eder o trafodaki tüm yan etkileri temizler. İşin şakası bir yana trafo inanılmaz güzel bir şekilde tasarlanığ ayrı bir kablo ile giriş yaptığı için RİPPLE denilen kırpılımın yanında yüksek frekansın neden olduğu EMK denilen etkiyi yok etmiş. EMK lineer trafolu sistemlerde bile büyük baş ağrısına sebep olabilir.

Yalnız yine de bu kulaklıklarda bir dip gürültü vardır. Aslında dip gürültü değildir. Waterfall Effect denilen bu ses, ses yükselticilerinin girişinde bir sinyal olmadığı sürece çektikleri anahtarlama geriliminin bir sonucudur. Bazı firmalar bu sesi komple yok eder. İnsanlar da bak abi ne kadar sessiz kaliteli der. Ki bu ses bt kaynaklarda hiç olmaz. Bu hesaba göre de BT kablosuz ses sistemleri çok daha kaliteli. Ama kazın ayağı öyle değil.

Bir kere o sesin olması bize amfinin sağlam çalıştığını gösterir. Bir uğultu derecesine varmayan bu gürültü bazı amfilerde inanılmaz yüksek de olabiliyor. Ancak bu ses geldiğinde giden sinyali eğer komple sönümlemeye çalışırsak ki SONY gibi bir firmanın bunu sönümlemeyi akıl edemeyeceğini düşünüyorsanız sadece şu trafo yerine bir modem adaptörü takmanız akıl edemeyeceğini değil; neden akıl etmediğini sormanıza yol açar. Ki cevabı çok basit.

Bu sinyali kesmek için önüne RC filtre koymak zorunda. Bu filtre ise yüksek frekansları sönümler. Ha bazı firmalar da sırf yeni bir şey yapıyorum değil, o frekansı verecek kabiliyette sürücü ya da amfi koymadıkları için bu filtreleri koyuyorlar. Yoksa distorsiyondan geçilmez.

BU güzel ürünün en büyük hanfikapı giriş seviyesi anahtarı olmaması. Ürün tv ler için optimize edilmiş. Tv lerin ses çıkışları 1 wrms düzeyine yakındır. Bu nedenle tv ye ses sistemi taktığınızda tv den yarı ses vermeden ses sistemi ağzı burnu kırar. MDR-RF810R´de ise tv den son ses verince bile ses bozulmaz. Tabii bu kadar yüksek db isteyen bir amfiye de tutup android telefondan sinyal verirseniz kısık bir miyavlama zor alıyorsunuz. Tavsiyem bir kulaklık amfisi takmadan bu zatı muhteremi telefonla hiç kullanmayın. Emektar P990İ bile zar zor besledi ise bu kulaklığı telefonla dinlemeye çalışmak sadece dinlemeye çalışmanızla sonuçlanır.

Sonuç olarak SONY MDR-RF810R, fiyatını sonuna kadar haketmiş, sadece kulaklıkların 260 tl ye satıldığı dönemde bir de RF istasyonu eklemiş, bunu yaparken de kaliteden asla ödün vermemiş bir üründür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: